Arkadaşlar sitemizdeki videoların bazıları youtube eklentili olduğu için bazı arkadaşlarımız görememektedir. Bu nedenle özür dileriz. Yalnız Avrupa serverleri bu sitedeki youtube videolarını seyredebiliyor. Ama türk serverlerinde seyredilmesi için çalışmalar yapılmaktadır teşekkürler. Allah’a emanet olun. Selamün Aleyküm…

Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizi 3 dilde anlatan site

 Hazreti Muhammed’i 3 dilde dünyaya anlatan web portalı yayında.İnternette Peygamberimiz Hz. Muhammed’i anlatan sitelere bir yenisi ekleniyor. Türkçe, İngilizce ve Rusça yayın yapacak http://www.sonpeygamber.info adresli web portalı açıldı.

Meridyen Destek Derneği tarafından hazırlanan portalın amacı Hz. Muhammed’i bilimsel veriler ışığında dünyaya anlatmak, Batı’da Hz. Muhammed ve İslam diniyle ilgili oluşan yanlış bilgileri ortadan kaldırmak. Web portalının editörü Hümeyra Şahin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslam Ansiklopedisi’ni hazırlayan yazarların eserlerinden faydalanarak içerik oluşturduklarını ifade etti. Şahin, Prof. Dr. Hayrettin Karaman gibi hocalardan teyit aldıklarını söyledi. Hümeyra Şahin, sitenin amacının saldırgan veya savunmacı bir üslup taşımayıp sadece tanıtım, bilgilendirme amaçlı olduğunu vurguladı. Sitede, Hz. Muhammed’in hayatı, peygamberliği, sosyal hayatı, sünnet ve hadisleri, sahabe gibi konular yer alacak. Ziyaretçiler, Hz. Muhammed’le ilgili sorularını konunun uzmanlarına sorabilecek. Web portalının tasarımını Hollywood film afişlerinden tanınan Emrah Yücel’in hazırladığı kaydedildi.

 

Kur’ân-ı Kerim shaikh

Söz Sultanı Efendimiz (S.A.S) Buyuruyor ki:

“Allah sizin cisimlerinize ve suretlerinize değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”

“Her insan hata işleyicidir. Hata işleyenlerin en hayırlısı da (hemen) tövbe edenlerdir.”

“Sevdiğini bir ölçüde sev, belki bir gün o düşmanın olur. Kızdığına da yine bir ölçüde kız, belki bir gün dostun olur.”

“Kişinin islamının güzelliğindendir: Kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi.”

“Veren el alan elden üstündür.”

“Birbirlerine rahmet duygularıyla muâmele edenlere Rahmân da merhamet eder.( Öyleyse)siz, yeryüzündekilere merhamet edin ki semadakiler de size merhamet etsin.”

“Senin en büyük hasmın, iki kaşın ortasındaki nefsindir.”

“Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler; vaat ettiğinde va’dini yerine getirmez ve emanete ihanet eder.”

Devamı »

Dursun Ali Erzincanlı-Kırk Yaşındaşın

Haydi Namaza Ufaklık

Bişr-i Hafî Hazretleri

Nefeslerin buhar olup savrulduğu ilik donduran bir kış günü. Gün doğalı çok olmuştur ama genç adam yeni yeni doğrulur. Gözlerinde bir ağırlık vardır, şakakları zonklar. Hep öyle olur, eğlence ile geçen gecenin sabahı mahmurluk basar ve kulakları uğuldar. Karnı tok, sırtı pektir ama huzursuzdur. O sıra kapı çalınır. Hizmetçi koşup açar. Soğuk hava içeri girer köşeleri dolanır. Kapıdaki adam kadife yumuşaklığında bir sesle sorar ama duvarlar yankı yapar:
-Bu ev kimin?
-Merv reislerinden Haris Abdurrahman’ın.
-Kendileri yoklar mı?
-Yok ama oğlu var.
-Bişr mi?
-Evet.
-Peki o hür müdür, kul mudur?
-Elbette hürdür.
-Hür olduğu belli, çünkü kul gibi yaşamıyor.
-Anlayamadım?
-Sen bu kadarını söyle, o anlar.
Bişr fırlar ama meçhul ihtiyar yok olmuştur. Acaba adı menkıbelerde geçen Hızır aleyhisselam o mudur?
Genç adam tutulur kalır. Bir an oyun ve eğlence ile geçen gecelerinden iğrenir. Kendine yeni bir istikamet çizecektir ancaaak.
Ancak çevresi onu, ona bırakmaz. Öyle ya hem böylesine zengin hem bu kadar cömert arkadaş kolay bulunmaz. “Yoldaşını bırakmak delikanlılığa sığmaz” der, eteğine yapışırlar. Koluna girer, meyhanelere sürüklerler. Yine o mâlum geceler, defler, kadehler, dümbelekler…
Ama Bişr eski Bişr değildir. Ayakları işrethaneleri dolaşsa da gönlü hakikatleri arar.
Bir gece ama şakır şakır yağmur yağan bir gece evine dönmektedir. Çamur içindeki bir kâğıt dikkatini çeker. Üzerinde besmeleyi görünce yerden alır. Çamurlarını siler, öper, koklar. Eve gelince gül yağları ile siler duvara asar. O gece Merv âlimleri rüyalarında Bişr’i görürler ki onların bile özlediği manevi ikramlar içindedir.

Devamı için tıklayın>>>

Devamı »

Kahvaltı değip geçmeyelim!

Adına «modernleşme» dediğimiz günümüz hayat tarzında, kahvaltı da unutulmaya başladı, ya da ayak üstü atıştırılan bir sandviç veya açma’ya “kahvaltı” denilir oldu.Günün bu en önemli öğünü için eskiler:

 

“-Sabah kahvaltısı altın, öğle yemeği gümüş, akşam yemeği bakırdır.” derdi. Hatta uzmanlar:

 

“-Kral gibi sabah kahvaltısı, prens gibi öğle yemeği, yoksul gibi akşam yemeği yiyiniz.” derler.

 

Kahvaltı Neden Bu Kadar Önemlidir?
Sindirim sistemimiz, öyle düzenli bir çalışma temposuna sahiptir ki, besinleri özelliklerine göre belli sürelerde özümseyebilir. Meselâ 100 g. meyve, 1 bardak süt ve iyi çiğnenmiş bir dilim ekmeğin sindirilip mideden bağırsaklara geçmesi 3 saat sürer.

Bunun için sindirim sistemimizi her dakika bir şeyler yiyip içip öğütmekle görevli bir değirmen sanmayalım. Esasında doğru ve dengeli beslenme alışkanlıklarını erken yaşlarda kazanmalı ve kazandırmalıyız.

Günlük enerjinin yaklaşık yarısı, iyi bir kahvaltıdan sağlanır. Dolayısı ile kahvaltı günün en önemli öğünüdür. 

Devamı İçin Tıklayın  >>>

Devamı »

Hayvanlar birbirini taklit ederse

Helal Lokma

Sâlih bir zât, Hasan-ı Basrî Hazretleri’nin ziyaretine gelip dedi ki: “Efendim! Bilirsiniz, haram şüphesi olan şeyleri yemek kalbi karartır, 40 gün helal lokma yiyenin kalbi nurlanır. Haram şüphesi bulunmayan bir miktar yiyecek istemeye geldim.”

Bunun üzerine Hasan-ı Basrî şöyle der: “Haram şüphesi karışmamış yiyecek bulmak güçtür. Şurada bir çiftçi var, ibâdetlerini aksatmadan, alnının teriyle kazanır. Haramlardan, şüphelilerden çok sakınır. Aradığınız yiyeceği ancak onda bulabilisiniz.”

Salih zât, tarif edilen çiftçiyi tarlasında çalışırken bulup dedi ki: “Hasan-ı Basrî’ye gittim. Haram şüphesi bulunmayan bir miktar yiyecek istedim. O da beni sana gönderdi.”

Çiftçi; ‘’aradığınız gibi bizde de kalmadığını zannediyorum. Çünkü birgün öküzlerim tarlada dinlenirken komşunun bahçesine girdiler. Ayaklarıyla komşunun tarlasının toprağını tarlama karıştırdılar. Küreklerle toprak attıysam da kazancımın şüpheden uzak olduğunu söyleyemem!’’